Kişisel Gelişim Eğitimleri

 

Beden Dili ve İletişimdeki Önemi

Beden dili aslında kendi başına bir şey ifade etmez. Bundan dolayı beden dili, sözler ve ses tonuyla birlikte bir anlam ifade edebilmektedir. Herhangi bir davranış sadece vücut dili anlamına göre yorumlanırsa yanılgıya düşülebilmektedir. Bunun için beden dilinin ne anlama geldiğini, hangi davranışın bizi nasıl etkilediğini ya da karşı tarafı bizim yaptığımız herhangi bir beden hareketinin (el, kol, baş vs. hareketlerin) nasıl bir ruh haline soktuğunu bilmek bizlere iletişimde büyük avantaj sağlamaktadır.

Etkin iletişim Becerileri

Eğitim geçmişi, iş deneyimi, diplomalar ve sertifikalar kişilerin şirkete kabul edilmelerini sağlayabilir ancak başarılı olmak ve yükselmek çoğu zaman çevremizdekilerle - müşteriler, çalışma arkadaşları, astlar, üstler- kurduğumuz ilişkilere bağlıdır. Kişinin duygu ve düşüncelerini açık ve net bir şekilde dile getirmesi, bunu yaparken karşı tarafı en iyi şekilde anlaması ve doğru mesajı doğru zamanda doğru beden diliyle vermesi çok önemlidir. 

İş Hayatında Çatışma Yönetimi

Çalışanların zaman ve enerjilerinin önemli bir kısmını alan konulardan biri de örgüt içinde ortaya çıkan çeşitli düzey ve türlerdeki çatışmalar ve bunların yönetimidir. Örgütlerde her konuda çeşitli farklılıklar vardır. Bu farklılıklar, kişiler arası olabileceği gibi amaçlarda, değerlerde, algılamalarda tutulan yol ve yöntemlerde olabilir. Bütün bu farklılıklar örgütlerde çatışmalara yol açar. Çatışmalar da çeşitli sorunlara yol açabileceği gibi, başarılı yönetilirse örgütte yeniliğin ve örgütsel gelişmenin başlatıcısı da olabilirler.

İş Hayatında Duygusal Zekâ

Son yıllarda yapılan araştırmalar, IQ’nun hayattaki başarıya katkısının %10’dan fazla olmadığını göstermektedir. Yüksek IQ, başarının, prestijin veya mutlu bir yaşamın garantisi olmadığı halde, okullarımızda ve kültürümüzde akademik yetkinlik hala ön planda tutulmakta; günlük hayatımızda büyük önem taşıyan sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesi ihmal edilmektedir.

Duygusal ve sosyal kapasitesi yüksek kişiler - yani, duygularını iyi bilen, onları kontrol edebilen, başkalarının duygularını anlayan ve bunları ustalıkla idare edebilenler - hayatlarının gerek özel gerekse mesleki alanlarında daha avantajlı bir konuma geçerler.

Duygusal ve sosyal becerileri gelişmiş insanlar hayatta daha mutlu ve üretken oluyorlar. Duygularını kontrol edemeyen kişiler ise, net düşünebilme ve işlerine konsantre olabilme yeteneklerini engelleyen içsel bir mücadeleye giriyorlar.

İş Hayatında Sosyal Zekâ

Aslında, liderlerin sosyal becerilere ihtiyaç duyduğu fikri hiç de yeni değil. 1920’de Columbia Üniversitesi’nden psikolog Edward Thorndike, “Bir fabrikadaki en iyi makine operatörü, sosyal zeka yoksunluğu nedeniyle bir ustabaşı olarak başarısız olabilir” demişti.

Daha yakın bir geçmişte bu alandaki araştırmalarıyla göz dolduran Claudio Fernandez-Araoz, ilginç bir bulgu ortaya çıkardı. Ona göre, öz disiplinleri, enerjileri ve zekâları nedeniyle işe alınan üst düzey yöneticiler, bazen temel sosyal becerilerden yoksun oldukları için işten atılıyordu. Bugün ise duygusal zekânın liderlik üzerinde etkisi olduğu bilimsel bir gerçek. Hatta araştırmalar, bu konuda kendini geliştiren liderlerin empati yetenekleriyle çalıştıkları kurumun performansını artırdığını gösteriyor.

Motivasyon

Motivasyon verimliliğin bir fonksiyonudur ve diğer verimlilik faktörleri mevcut olmak kaydıyla motivasyon ve verimlilik arasında olumlu bir ilişki vardır. Birey örgüt etkileşimi çerçevesinde motivasyon ve verimlilik arasında ki bağlantı daha çok insan faktörünün önemine ve motivasyonun birey amaçları ile örgüt amaçlarının uyumlaştırılmasındaki rolüne vurgu yapmaktadır. İş ve iş gören etkileşimi açısından ele alındığında ise; iş tatmini, içsel güdüleme, iş özellikleri ve iş tasarımın motivasyon-verimlilik ilişkisinin bütününe etki eden hususlar olduğu görülmektedir. Motivasyon faaliyetleri yoluyla ulaşılan etkili performans, yüksek örgütsel verimliliğe yol açmaktadır. 

Öfke Yönetimi

Öfke bir davranış değildir. Öfke hayatın bir parçasıdır ve toplumun bize öfkemizle nasıl baş edeceğimizi öğretmede pek başarılı olduğu söylenemez. Öfke uygun ifade edildiğinde, son derece sağlıklı ve doğal bir duygudur. Ancak kontrolden çıkıp da yıkıcı hale dönüşürse iş hayatında, kişisel ilişkilerde ve genel yaşam kalitesinde sorunlara yol açar.

Problem Çözme Teknikleri ve Karar Verme

Şirketin çeşitli fonksiyonlarında, farklı kademelerde çalışan personelin, günlük çalışma hayatında karşılaştıkları sorunlarla ilgili uygulanabilir ve kalıcı çözümler bularak, daha doğru ve hızlı karar alabilmelerini sağlamak için gerekli donanımı kazandırmaktır. 

Varılmak istenen nokta; katılımcılara problem çözme ve karar verme süreçlerine ait sistematik yaklaşımlar ve teknikler öğretmenin yanında, organizasyon genelinde bu yaklaşımın benimsenmesi ve çalışanlara bakış açısı olarak kazandırılmasıdır.

Sunum Becerileri

Mükemmel fikirler ve kusursuz projeler müşterileri veya üst yönetimi etkileyecek güzel bir sunumla aktarılmadığında önemini kaybeder ve hayata geçme şansını kaybeder. İş hayatında kişinin geliştirdiği fikir ve projelerin içeriği kadar ne şekilde sunulduğu da önemlidir.  Bu program ile hedeflenen katılımcılara sunum öncesinde ve sunum sırasında yapmaları ve yapmamaları gerekenler hakkında bilgi aktararak kendilerini daha etkin sunumlarla ifade etmelerine destek olmaktır.

Zaman Yönetimi

Kurumsal hayatın en büyük zorluklarından bir tanesi oldukça yoğun olan iş programının altından kalkmak, bir taraftan da iş hayatını ve özel hayatı dengede tutmaya çalışmaktır. Bu yoğun iş temposu içerisinde çoğunlukla elimizden gelen «günü kurtarmak» olur ancak zaman yönetimi bundan çok daha fazlasıdır.  Bu program ile hedeflenen katılımcılara zamanı verimli kullanmanın yolları hakkında bilgi aktararak günlük rutinlerine ve yaşam planlarına destek olmaktır.